KABUĞUN KIRILIŞI

Son diye bir şey yoktur. Hayat hep başlangıçtır. Her an yaratılırız’ der. Büyük üstat Astar Mokor. Çıraklığım bitti ve yeni bir dönem başladı. İçimde garip bir coşku var.  5 yaşında yardımcı tekerleklerle bisiklet sürüyorken. Bir gün babam yardımcı tekerlekleri çıkardı. Bisiklete bindim ve sürmeye başladım. Sürebiliyordum! O an ki coşkuyu yaşıyorum. Üstat yardımcı tekerleri çıkardı. O zaman ki gibi ufak tefek düşmelerim oluyor ama dert değil. İçimde tanımlanamaz bir enerji var. Taşı sıkıp suyunu çıkarmak istiyorum. Dişimle kamyon çekmek istiyorum. Bana kiremit getirinnn. Daha bir çok değişim oldu ama önce çıraklığımın finalindeki zorlu sınavı anlatmak istiyorum.

Üstadın yanına gittim. Evde yoktu, kapısında beklemeye başladım. İki saat sonra gök gürlemesi gibi bir motor sesi yaklaştı. Üstat dev bir Harley ile geldi. Harley davidson v rod muscle hayallerimin motoru ama kendimi sıktım. Hiç istifimi bozmadım. Salyalarımı içeri akıttım. Son derece ciddi bir tavırla çıktım karşısına.

Miço-Hocam kafamda onlarca soruyla geldim. Bana cevap verene kadar kapından ayrılmayacağım. Gerçekten, ölüm orucu bu.
Astar Mokor-Fight Club mı? oynuyoruz. ‘Çok aptalsın Miço s’ktir git.’ Motorda bi kaç eşya kaldı, al gel.
Şimdi; böyle bir durumda arkamı dönüp kaçmam gerekir değil mi? Ama köpek gibi peşinden gidiyorum. Bir yıldır anlatmakta zorlandığım şey bu. Bir tarafım gitme diyor. Bi tarafım itaat ediyor. Kendimi sıkıp aylarca uzak durdum. Sonunda yine buradayım. Kendimi sıktığım aylar bunalımla geçti. Yaptığım şeylerden yine pişmanlık duyacağım. Ama bunalımdan iyidir gidiyorum. Ha eşyaları alayım.
Miço-Hocam beni niye ciddiye almıyorsun? Ölüm orucu diyorum. İlla ölmem mi gerekiyor, beni ciddiye alman için.
Astar Mokor-Evlat; sorularının hepsini cevaplayacağım. Ama önce noktanı bulman gerekiyor.
Miço-Ne noktası hocam. Bulurum.
Astar Mokor-Gel benimle..
Kucağıma bir uyku tulumu verdi. Bir kaç top 500 lük A4 kağıt, bir çuval, ispirto ocağı, konserveler, kitaplar, çay, kalem, kucağım çeneme kadar doldu. Arkasından yürüdüm. Kapının girişine geldik. Yere mat serdi.
Astar Mokor-Şimdi buraya yerleş ve A4 kağıtlar üzerinde noktanı aramaya başla.
Miço-Hocam çizimle ilgileniyorum diye mi yaptırıyorsun bunu?
Astar Mokor-Öyle sayılır.
Miço-Tamam hocam.
Çantamdan kurşun kalemimi çıkardım.
Astar Mokor-Gerçek hayatta silgi yok. O yüzden kurşun kalem ve silgi kullanamazsın. Benim verdiğim kalemleri kullan. Kağıt bittiğinde yenisini veririm. Bir kere kullandığın kağıdı tekrar kullanma, çuvala at.
Miço-Her şey tamam hocam da böyle antre de mi takılacam, içeri geçsem. Çeyran yapıyo. Vuruyo, hocam vuruyo..
Astar Mokor-S’ktir lan! ölüm orucu tutacak adama bak! Böyle saçma inançlarla bağışıklık sistemine zarar veriyosun. Sörfçüler ne yapsın! Ya canyoning yapanlar! Vücuduna güven, üşüdüğünde o seni tuluma sokar.
Yerleşip noktamı aramaya başladım.
1. GÜN
Beni çok iyi bir çizer veya tasarımcı yapacak herhalde. Bu da ilk dersi diye düşündüm. Hiç kurnazlığa kaçmadan temel sanat eğitimi tadında noktalar yaptım. Akşam olsun diye sabırsızlanıyordum. Kendi noktamı bulabildim mi acaba?
Akşam oldu ve eve girerken hemen çalışmaları verdim.
Astar Mokor-Olmamış Miço bulamamışsın. İyi gidiyo, devam, devam.
Hiç kızmadım. Hayaller kurdum. Çok iyi bir çizer olmuşum. Kitap resimleme teklifleri geliyor. Ünlü yazarların kapaklarını tasarlıyorum felan.
2. GÜN
Herhalde altın oranla ve denge ile alakalı bir durum olsa gerek diye düşündüm. Altın oran kullanarak bir sürü nokta buldum. Kimilerinin üzerinde katlama izleri var, altın oranla yaptığımı anlasın diye.
Astar Mokor-Vay altın oran güzel. Ama senin noktan değil. İstersen bu hazırladığın cetvelleri kullanmaya devam edebilirsin.
Yılmadan ertesi güne hazırlandım.
3. GÜN
Biraz kurnazlık gerekir diye düşündüm. Daha zekice, kreatif noktalar yaptım. Örneğin; kağıtta anlamsız lekeler gibi duran ama kağıdı katlayıp uçak yaptığında, birleşiyor ve uçak üzerinde nokta oluyor.
Astar Mokor-Maalesef Miço bulamamışsın. Durmak yok ama devam..
Yine sinirlenmedim. Üstadın yaptığı mükemmel işleri düşündüm.
4. GÜN
Üstadın eski bir lafı aklıma geldi. ‘Emek belirler bazı şeylerin değerini. Ne olursa olsun uğraşmak gerekir. Hatta bazen uğruna harcanılan emek sonucunda üzerindedir.’ Bu lafı düşünerek tek bir nokta yaptım. Devasa boyutta. Bir sürü a4 kullandım. Kalemlerin çoğu bitti. Bu sefer kesin oldu dedim. Müthiş bir coşkuyla üstadı beklemeye başladım.
Akşam üstat iki uzak doğulu kadınla birlikte geldi. Kadınları hiç umursamadan duvardaki yapıtımı gösterdim.
Astar Mokor-Waouv çok etkileyici. Ama senin noktan değil. İyi gidiyorsun devam.
Sinirlendim
Miço-Hocam sen nasıl bi bilgesin ya? Bilge kişinin mütevazı bir hayatı olur. Elinde asasıyla ağaca bakıp mutlu olan kişidir. Bilge gösterişten uzak durur. Bi gün harley, bi gün iki japon. Bu ne ya?
Astar Mokor-Kızlar bakın size bahsettiğim kütük bu. Her sabah ona bakıp mutlu oluyorum. İyi ki böyle bir kütük değilim diye.
Hep beraber gülüştüler, içeriye yürüdüler. Kızlar japon değilmiş, thai masajı uzmanı iki thailand’lı ve türkçe biliyorlar. Anladığınız gibi sinirlendim ama umudum tükenmedi. Noktamı aramaya devam.
5. GÜN
Dünkü sinirle aklıma çok güzel bir fikir geldi. Akşam olmasını bekledim. Kağıdın tam ortasına sıçtım. Çok güzel bir bok oldu, kulak memesi kıvamında, kalemle oynayıp karikatürlerdeki spiral gibi olan boklara benzettim. Bu güne kadar yaptığım en güzel boktu. O gün umumi helaya gitmeme gerek kalmadı.
Astar Mokor-Çok güzel bir bok ama performansın düşmüş. Dün doğru yolda gidiyordun.
6. GÜN
Yeniden gaza geldim. Bu işte bir gizem olmalı. Beni antreye koymasının bir nedeni olmalı diye düşündüm. Antre! Antre! Aslında ipuçunu en başta verdi. Kanyon! antre bir kanyona benziyor. Sörfü de öğretilerinde hep hayata benzetmişti. Sörfçü benim. Bir kanyondayım sörf yapmamı engelleyen iki büyük uçurum var. Denize ulaşmalıyım. Ama nasıl? Nasıl? Rüzgar var. Su var. Bu iki uçurumdan kurtulmam lazım. Nasıl ahhh? Hadi çalış kafa. (Hafifçe kafamı duvara vuruyorum) Evrekaaaa! buldum! Antrede olmaya mecbur değilim. Antre, sürekli kararsızlık halini simgeliyor. Sürekli kararsızlık halinde yaşıyorum, üstadın söylemek istediği bu! İstersem dışarı çıkarım. Tüm eşyaları taşıyıp, kapının önüne yerleştim. A4 kağıtları ispirto ocağında yakıp kül halile getirdim. Bu küller ile kapının önüne kocaman siyah bir nokta yaptım. Ve üzerinde dikilmeye başladım. Problemi çözdüm sörf yapmaya hazırdım. Sınırlarımı aştım. Noktamı buldum eminim. Üstat karşıdan geliyor. Şimdi Sörf zamanı..
Tam ağzımı açacaktım. Benden önce davrandı.
Astar Mokor-Hey hey yaklaştın evlat. Ama bu senin noktan değil. O ispirto ocağını sana çay, kahve içesin diye verdim. Kağıtlarda noktanı bulman için. Yine de bu kreatif çalışmayı taktir ediyorum.
Dedi ve içeri girdi. Şimdi beni anlamışsınızdır. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Sınırlar, duvarlar, kanyon, sörf bütün kelimeler boğazımda düğümlendi.
7. GÜN
Evet gerçek hayatta silgi yok. Artık kararsız günler bitti. Uyku tulumunu güzelce katladım. Diğer tüm eşyaları onlarla işim bittiği için güzelce dizdim. O gece uyumadım, dün bulduğum noktamdan hiç kımıldamadım. Sabah Üstat dışarı çıkmak için kapıyı açtığında kenara dizilmiş eşyaları ve benim, dünkü nokta üzerinde dikildiğimi gördü. Sol elimde son kalan 30 civarı kağıt, sağ elimde yumruğumun arasında bir kalem.
Kağıtları kapıya yaslayıp yumruğumla sıktığım kalemi var gücümle kağıt tomarına sapladım.
Miço-HOCA! BENİM NOKTAM BU!!!
Kalem tüm kağıtları deldi. Yakaya takılan yeri elimi kesti. Saplanmış kalemle, elimden akan kanlarla kaplanmış kağıt tomarını diğer paketlenmiş eşyaların üzerine fırlattım.
Astar Mokor-Bravo evlat noktanı buldun. Bu kararlılığın biraz daha ilerisi insanı büyüler.
O an bir anlama orgazmı yaşadım. Tüm parçalar birleşiyordu. Üstat yaşadığım idrak patlamasını anladı. Gülümseyerek benim noktaları birleştirmemi izledi. Üstadın yanında yaptıklarımdan daha sonra pişman oluyordum. Çünkü beni büyülüyordu. Bu yüzden köpek gibi itaatkar oluyordum. O herkesi büyülüyor. Koca iş adamlarına bu şekilde striptiz yaptırdı. İnanç ve kararlılık büyünün en küçük yapı taşları… Kararlı bir şekilde noktamı sahiplendim.
Miço-ho ho hocam. Peki böyle inançlı ve kararlı olabilmek , noktamı bulabilmek her seferinde 1 hafta mı sürecek?
Astar Mokor-Hayır evlat. İlk beş gün ben istediğim için noktanı arıyordun. Bulamadın. Altıncı gün, bu değişmeye başladı. Bunu sende istemeye başladın. Bu işten zevk almaya başladın. Bugün tamamen senin isteğin oldu. Artık kaşif uyandı. Kurtarıcı, yol gösterici aramaya devam edersen onu tekrar öldürürsün.

Üstat; Modern zamanların büyücüsü…

Ve kabuk kırıldı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir