BUDAMA

Üstat bana bir kaç ayak işi vermek için çağırmıştı. Yolda hep ayak işlerine koşturduğum için iyice sinirlenmiştim. Üstadın yanına varır varmaz lafa girdim.

Miço-Eee.. ben level atlamak istiyorum. Bıktım bu ayak işerinden..
Astar Mokor-Nasıl bir gelişme gösterdin ki?
Miço- Eee. Hocam ben mesela Burçin’i aklımdan çıkaramıyordum. Onu aklımdan çıkarmak için bir teknik geliştirdim. Artık çıraklığım bitsin. Ben oldum.
Astar Mokor- Dinliyorum buluşunu.
Miço- Hatta direk uyguluyorum şu anda. Mesela onları tuvalette hayal ediyorum. Hemde tam bokunu kurcalarken. Bir anda gözümdeki cazibelerini kaybederler. Hatta hayal ediyorum şu anda… Evvveeeeet . Soğudum. Bitti.

kızlar sicmaz

Bu posteri dükkandan satın alabilirsiniz.

İşe yaramadı sanki. Bu kız bokunu kurcalarken bile seksi. Şu bakışlara bakın. Yarım çizmelerindeki masumiyet. Off..
Astar Mokor-Evet. Sanırım domuz boyunluğunu erken çıkarmışım.
Miço- Ooo olmaz hocam. Tamam. Hala çırağım tamam.
Üstat daha sonra beni tente ustasına gönderdi. Bir otelin 11. katında balkona kızaklı bir tente yaptırdım. O zaman bu düzeneğin Burslu Çapkın Nuri’nin cennet kızağı olduğunu bilmiyordum. Bilsem bu kadar sağlam yaptırmazdım. Şaka tabi ama kıskanıyorum piçi. Bu arada bankadan para çekerken öğrendim. Burçin ile Nurçin’nin ödediği ücretin yarısı Nuri’ye burs olarak yatıyor.. İşimi bitirdikten sonra üstat beni buldu.
Astar Mokor-Tente işini hallettin mi?
Miço-Hallettim hacam.
Astar Mokor-Üstünde zıplayıp deneme yaptın mı?
Miço-Usta yaptı. Usta benden daha ağır, çok sağlam oldu.
Astar Mokor-Güzel. Bugün seninle biraz inanç budayacağız.
Miço-Vay.. nasıl olacak hocam?
Astar Mokor-Gün içinde çevrenden aldığın bilgiyi, bedeninden dışarıya doğru çıkan küçük ip lifleri olarak hayal et. Bu ipler birbirine örülüyor. Ortaya kocaman halatlar çıkıyor. Bu halatlara inanç diyoruz ve toprağa saplanıp seni sabitliyorlar. Senin boşlukta kaybolmanı engelliyor.  Bir insanın ne kadar çok sağlam inancı varsa, günlük hayatta o kadar sağlam durur. Ve günlük hayat insanları inançları sağlam birini gorduğunde şöyle der;  adam ne kadar karakterli, ne kadar sağlam, çok efendi, aklıbaşında biri vb.

Miço hizmette sınır tanımıyor. Astar Mokor’un tariflerini sizin için resimledim.
Miço-O zaman bu iyi bişey değil mi?
Astar Mokor-Bak yine dual düşündün. İyi-kötüyle işimiz yok. Bizim günlük hayatla da işimiz yok. Şimdi daha iyi anlayacaksın. Bu inançların birden hepsini koparırsak seni Bakırköy’e yatırırlar.
Miço-Şimdi anlıyorum hocam bu dahilerin ve ünlü ressamların, yazarların neden biraz deli olduğunu. Düzenli olarak kopmalar yaşıyorlar. Yani budama yaptıkları için yenileniyorlar. Ve bu sayede toplumdan ilerde olmayı başarıyorlar. Hocam dev bi jeton bu… düştü ama..
Astar Mokor-Güzel. Şimdi inanclarının gereksiz olanlarını hatta sana zarar verenleri koparacağız. Böylece enerjini boşa harcamamış olacaksın. Tabi düzenli olarak bu budama işlemine devam edeceğiz. Sen bazen farkına bile varmayacaksın çünkü bu delilik gibi görünecek.
Miço-Hocam ilerde astral seyahat yapabilecek miyim? İnsanların auralarını görebilicek miyim?
Astar Mokor-Elbette ama bunlar önemsiz şeyler. O zaman şimdiki gibi hevesli olmayacaksın bu gibi konulara..
Miço-Ya hocam madem gereksiz göstersen bi kere nasıl yapıldığını. Bana anlatsan böle yapılıyo diye. Ben evde çalışıp yaparım hocam. Çok azimliyim. Yargıcı öldür, inançları buda felan ne gerek var bunlara, gösterin bikere yeter.
Astar Mokor-Evde yapacakmış. Plates mi öğretiyoruz lan burda, yarak kafalı.  Bu yaşamı öğrenmeden farklı yaşam boyutlarına merak salmak, bir ilkokul öğrencisinin kuantum fiziğini çözmek istemesi gibidir.
Miço-Tamam hacam. Tamam .
6 Saaat sonra bar…
Bara girdiğimizde korkum daha fazla oldu. Rammstain’den du hast calıyordu. Barın ortasında kocaman bir ring vardı. Etrafında Koca koca adamlar deri metal zımbalı kıyafetler giymişler, dans ediyorlar. Yanlarından geçip bara oturduk. Sonra bi yumuşak bir adam uzaktan bize bakmaya başladı. Gözlerini ayırmadan üzerimize doğru geldi.
Miço-Hocam bu adam hiç iyi bakmıyo. Ürküttü burası beni, hadi gidelim. Koptu inançlarım. Çocuk gibiyim. Affettim kendimi. Hadi hocam.
Yumuşak Adam-Amcası! kendini bulması için mi getirdin oğlanı? İlgileneyim istersen.
Astar Mokor-Yok. Sandığın gibi değil.
Yumuşak Adam- İyi o zaman bende pasif takılırım. Eğleniriz.
Astar Mokor-Yok. Sadece kızlarla ilgileniyor.
Yumuşak Adam-Emme yok, gömme yok. Seyretmeye mi geldiniz. Biz burada gözlem yapmak isteyen yazar-çizer tayfasını çizeriz. Hayvanat bahçesi değil burası. Kenardan bak izle yok burda. Ne sik aradığınızı 5 dk. içinde söylemezseniz koca oğlanları üzerinize salıyorum.
Astar Mokor-Yanlış anladın. Miço dans etmeyi çok seviyor. Sizin meşhur ringinizi duymuş illa ısrar etti beni götür diye. Sonuçta geldik. Amacımız dans.
Yumuşak Adam-Aaaa. Gerçekten mii? o zaman işler değişir.
Eliyle bir hareket yaptı. Hemen yanına iki kişi geldi.
– Ringi hazırlayın, misafirimiz dans edecek.
Üstadın dibine girip kulağına çok korktuğumu dans etmeyi bilmediğimi söyledim. Kurtar beni dedim. O da sen bizi kurtaracaksın dedi. Kaşıyla koca adamları gösterdi. Sonra iki kişi geldi ve beni aldı. Kayıt cihazını üstada verdim, cebine koydu. Ben soyunma odasında yusuf yusufken neler kaydetmiş cihaz bakalım.
Yumuşak Adam-Gördün mü yüzü bembeyaz oldu. Ayol nerden buldun bunu. Dediğin kadar safmış valla…
Astar Mokor- Ya inanabiliyor musun? İşte çırağım bu adam.
Yumuşak Adam-Hayır inanamıyorum. Beni neden çırak yapmadığını hala anlamıyorum. Tamamen cinsel tercihim yüzünden değil mi? Hadi itiraf et artık. bu heriften ne eksiğim var?
Astar Mokor-Barış hala ordamısın. Farklı bir yüzyıldayız, paradan 6 sıfır atıldı. Sen şunu kafandan atamadın. Hala 90?lardasın. Tekrar söylüyorum. Senin çıraklığını evren onaylamadı.
Yumuşak Adam (Barış)-Peki onun ki nasıl oldu. Neymiş şu büyük ironi.
Astar Mokor-Çok ender bulunan bir kelebek türü var. Yıllardır kovalarım sadece bir kere 5 metreden görebildim. İşte o kelebek bir traking etkinliğinde bu adam onun üstüne sıçtı.
Barış-Ha ha. Hakkatten bu mu onay?
Astar Mokor-Evet. Ne bende, ne ustamda, ne de ustamın ustasında bu kadar güçlü bir onaylama olmamıştı.
Barış-Bokunla kelebek avlamak. Aman ne güzel onay.
Astar Mokor-Eee bar nasıl gidiyor.
Barış-Bana bar aç dediğinde fikir çok saçma gelmişti. Senden başkası söyleseydi hayatta yapmazdım. İyiki yapmışım, çok şey borçluyum sana, her şey çok güzel gidiyor. Genelde sinema ve reklam sektöründen insanlar geliyor. Arkadaşlarım için arada böyle partiler yapıyorum. Müşterilerim hiç bozulmuyor, hatta hoşlarına bile gidiyor.
Astar Mokor-Konsept güzel olmuş.
Barış-Ring mi? Parti zamanları kuruyoruz. Heyecan katıyor ortama.
Astar Mokor-Kariyerini bıraktığına hiç pişman oldun mu?
Barış-Deli misin? Çok mutluyum burda. Hergün iyiki bırakmışım diyorum. Ha geçenlerde bir ajans sahibi geldi. Seni sordu. Fransa’daki iki yıllık reklam maceranı duymuş. Her şeyi anlattım. Ödül rekorları kırdığını. Senin kreatif olduğun dönemde ofisboydan başkanına herkesin çok mutlu olduğunu bir dönem yaşandığını anlattım. Tabi neden bıraktığını sordu hemen. Bişey diyemedim. Sahi neden bıraktın?
Astar Mokor-Reklamcılık bir araçtı, başka birşeyin peşindeydim ulaşınca ihtiyacım kalmadı.
Barış-Adresini vermem için rulo yapılmış para teklif etti.
Astar Mokor-Ha ha. Çok fazla Amerikancıymış. Sen ne dedin?
Barış-‘Yeri geldiğinde o sizi bulur’ dedim. Seni bulursa harika bir teklifle gelebilir. Düşünür müsün dönmeyi?
Astar Mokor-Yine evrenden işaret alırsam, ulaşmam gereken bir amacım olursa. Yine araç olarak kullanırım. Bundan ötesi olmaz.
Barış-Bak bak senin çırak çıktı.
Kostüm odasında deri bir kıyafet giydirdiler. Köpek tasmasına benzer bir tasma taktılar ucundan zincir uzanıyordu. Ringe çıktım. Ne yapçağımı bilemiyordum. Shaggy Mr. bombastik şarkısı çalmaya başladı. Hafiften sallanmaya başladım. Çok fazla heyecanlıydım. Kocaman adamlar gülerek ring kenarından tempo tutuyorlardı. Sonra ringin etrafına. Orayı Gay bar sandığım için o zaman travesti sandığım kızlarda toplandı ringin etrafına. Islık çalıyorlardı. Bazıları kostümüme para sıkıştırdı. Yüzümdeki maske nispeten beni rahatlatıyordu.
Astar Mokor-Dansçı kızlar hazır mı?
Barış-Hazır. Tam konuştuğumuz gibi kareografiyi çok iyi çalıştılar.
Astar Mokor-Gönder o zaman.
İki dansçı kız ringe çıktı. Birinin elinde kırbaç vardı. Diğeri tasmamdan tutup beni yönlendirmeye başladı. Kendimi onlara bıraktım. Harikaydı. Kendimi harika hissediyordum. Birden çaresizliğim harika bir şova dönüştü. Hafiften çarpan kırbaç darbelerini bile hissetmiyordum. Kızlar benim can simidim gibidi tam zamanında yetiştiler.
Barış-Ayol şuna bak dağıttı ortalığı.
Astar Mokor-Şu  adamı görüyormusun?
Barış-Evet ne olmuş ona?
Astar Mokor-Onu burada işe alacaksın ve şaraplar hakkında bildiğin her şeyi öğret ona. Çatıdan bir oda ver. Adı Nuri, yalan söylemeyi bilmez.
Barış-Ayarlarız. Pek bi saf görünüyor.
Astar Mokor-İsmini unutma, adı Nuri.
Barış-Tamam ama bu adam habire kızlara sarkıyor. Müşterilerimin rahatını bozar.
Bak bak tokadı yedi kızdan.
Astar Mokor-Bu bir daha olmayacak. Tam tersi olacak, müşterilerin ona sarkacak.
Barış-Bir bildiğin vardır herhalde…
Ringten indiğimde kendimi hafiflemiş hissediyordum. Üstat hangi inancımı kopardı bilmiyorum ama bir rahatlama vardı üzerimde. Kostümü çıkarırken içinden bir sürü para çıktı. Travesti sandığım kızların sıkıştırdığı paralar.  Çıkışta üstad’a, neden öğretilerinde dansı çok kullanıyorsun? diye sordum. ‘Aslında dansın trans özelliğinden faydalanıyorum’ dedi. Anladığım kadarıyla bu  bir ustalık, hipnoz gibi derin bir transa gerek duymadan hallediyor işlerini…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir